Nuriye ve Semih için dayanışma

Bizler bugün burada, Türkiye’ye ve Kıbrıs halklarına sesleniyoruz; ne AKP’nin kurmak istediği diktatörlüğe, ne Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki baskılarına, ne de Semih ve Nuriye’ye karşı başlatılan cinayet girişimine sessiz kalmayacağız. Bizler Kıbrıs’ın devrimci-demokrat özneleri olarak sürdürdüğümüz insan hakları ve demokrasi temelinde mücadelemize devam edeceğiz.

Uzun süredir Türkiye’de devam eden AKP rejiminin gerici ve baskıcı politikaları, 15 Temmuz başarısız darbe girişimi bahane edilerek AKP’nin kendi politik darbesini gerçekleştirmesiyle birlikte artarak devam ediyor. Bu sürecin beraberinde getirdiği OHAL uygulaması;
– Demokratik örgütlenmelerin, protestoların, çeşitli hak ve özgürlüklerin keyfi olarak engellenmesi
– İktidarın gerici görüş ve uygulamalarını benimsemeyen, muhalif olduğu gerekçesiyle KHK’lar aracılığıyla 100 binden fazla kamu emekçisinin görevinden ihraç edilmesi
– Gözaltı uygulamaları ile cezaevindeki koşulların ağırlaştırılması, cezaevlerindeki görüşmelerin engellenmesi ve çok çeşitli insan hakları ihlallerinin yapılmasıyla sonuçlanıyor.
Yapılan bu uygulamalar ülkede bulunan demokratik koşulların tamamen ortadan kaldırılmasını hızlandırmakta, KHK ‘lar aracılığıyla ihraç edilen 10 binlerce emekçinin hayatlarını, ailelerini ve çevresinde bulunan bütün insanların hayatını etkilemektedir. İhraç edilen insanlar her türlü sağlık güvencesinden yoksun olarak, büyük bir geleceksizlik ve çaresizlik içerisinde yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır.

Birlikte paralel bir tarihte yaşadığımız en yakınımızdaki ülkede olan biten bu politik gelişmeler, Kıbrıs halkını da doğrudan etkilemektedir; bunu en yakın zamanda, 17 Mayıs haftasında Kıbrıs’ın kuzeyinde düzenlenen yürüyüşe ülkücü öğrenci guruplarının provokasyonunda deneyimlendik. AKP iktidarı tarafından Kıbrıs halkının ve kurumlarının iradesi yok sayılmakta, Ankara’dan gelme direktif ve baskılarla kararlarımıza ve özgürlüğümüze müdahale edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’de şiddet ve baskı aracılığıyla kurulmak istenilen bu gerici diktatörlüğün uygulamalarının sonuçlarından birisi olarak, son dönemde yakından takip ettiğimiz bir durum söz konusu. İhraç edilen 10 binlerce kamu emekçisinden yalnızca iki tanesi olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Ankara, Yüksel’de başlatmış olduğu açlık grevi bütün engellemelere, gözaltılara ve tehditlere rağmen 77 gündür sürmekteydi. Üç gün önce, 22 Mayıs gecesi evlerine yapılan baskın sonucu gözaltına alınan açlık grevi direnişçisi Nuriye ve Semih, 23 Mayıs akşamı oldukça absürt bahanelerle tutuklanmıştır. Bu tutuklama açık bir cinayet girişimidir. Sağlık durumu kritik seviyede olan bu onurlu insanlara karşı uygulanmaya çalışılan psikolojik ve fiziksel baskı, tecrit koşullarıyla sürdürülmek isteniyor. Daha net bir ifadeyle AKP’nin hukuksuz ve anti-demokratik uygulamalarına bedenlerini açlığa yatırarak direnen Nuriye ve Semih, sessiz sedasız, gözlerden uzak bir şekilde katledilmek isteniyor.

Bizler bugün burada, Türkiye’ye ve Kıbrıs halklarına sesleniyoruz; ne AKP’nin kurmak istediği diktatörlüğe, ne Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki baskılarına, ne de Semih ve Nuriye’ye karşı başlatılan cinayet girişimine sessiz kalmayacağız. Bizler Kıbrıs’ın devrimci-demokrat özneleri olarak sürdürdüğümüz insan hakları ve demokrasi temelinde mücadelemize devam edeceğiz.

Bagimsizlik Yolu
Baraka
Dayanisma
DKB
KPSAD
KTOEÖS
KTÖS
NEDA – Yeni Enternasyonalist Sol
ÖMD
QUEER KIBRIS
Ulaş Gokçe
YKP

Advertisements

Σχολιάστε

Εισάγετε τα παρακάτω στοιχεία ή επιλέξτε ένα εικονίδιο για να συνδεθείτε:

Λογότυπο WordPress.com

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό WordPress.com. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Twitter

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Twitter. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Facebook

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Facebook. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Google+

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Google+. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Σύνδεση με %s

Αρέσει σε %d bloggers: