Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanları tutuklandı

Serbest bırakılmalarını talep edilmesi için çağrıda bulunuyoruz

Sosyalist Alternatif ‘in, CWI Türkiye seksıyonu, NEDA’nın Türkıye’deki kardaş örgütü, açıkması

hdp-rally

Kürtlerin ve solcuların bünyesinde barındığı HDP (Halkların Demokratik Partisi)’nin liderleri ve milletvekillerinin evine Türk polisi tarafından 3 Kasım gecesinde baskınlar düzenlendi. Dokuz milletvekilinin yanı sıra partinin eş başkanları, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ da polis tarafından yakalandı ve tutuklandı.

Parti’nin Ankara’daki merkezi de polis baskınına uğradı. Bu baskınlar gece yarısı gerçekleşirken baskınlara sosyal medyanın yasaklanması gibi devletin kitlelerin öfke ve tepkisini önlemek adına artık alışılmış yöntemleri eşlik etti.

Bütün bu olaylar 30 Ekim Pazar günü Kürt kenti Diyarbakır’ın iki belediye eş başkanının gözaltına alınmasını takiben gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz aylarda demokratik yöntemlerle seçilen Kürt belediye başkanları hükümet tarafından zorla görevlerinden alınmış ve yerlerine tamamen merkezi yönetimin iradesine uygun hareket eden kayyumlar atanmıştı. Bütün bu olaylar devletin herhangi bir muhalif sesi susturmak için en sık kullandığı bahane olan “terörle mücadele” kisvesi altında gerçekleşti.

HDP ve Kürt Ulusal Hareketi’nin nüfuz sahibi şahıslarını hedef alan bu son tutuklamalar şimdiye kadar eşi benzeri görülmemiş bir hamle idi. Bu tutuklamalar cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidardaki partisi AKP’nin önlerine çıkan her şeye karşı baskı ile karşılık verecekleri ve toplum üzerindeki denetimi her zamankinden daha sıkı tutacakları yeni bir dönemin başlangıcına işaret etmektedir.

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından oluşan sözde “Milli Mutabakat”a katılmayan yegane muhalefet partisi olarak HDP adeta çapraz ateş altında kalmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemi adı altında kişisel diktatörlüğünü tesis etmesinin önünde HDP, Erdoğan tarafından en büyük engel olarak görülmektedir.

Kapsamlı karşı-darbe

Temmuz ayında yaşanan başarısız darbe girişiminin ardından ülkedeki en ufak demokratik hak kırıntılarına dahi saldırarak elini güçlendiren oldukça kapsamlı bir karşı-darbe gerçekleşmiştir. Gerçek muhalefete dair bütün unsurlar hedef alınmış, birçok akademisyen, gazeteci ve aktivist tutuklandı, binlerce memur işini kaybetti ve eleştirel ses çıkaran medya organları susturulmuştur. 31 Ekim Pazartesi günü Türkiye’nin en büyük muhalif gazetelerinden biri olan Cumhuriyet’in editörü ve birçok yazarı tutuklandı.

Bütün bu olaylar gerçekleşirken sürdürülen savaş da Erdoğan’ın kişisel prestijini ve bölgesel rüyalarını güçlendirecek biçimde kızıştırıldı. Savaşın kızışması daha fazla kan dökülmesi ve Türkiye, Kürdistan ve bölgede katliam riskini artıracaktır.  

Sosyalist Alternatif,ve bir bütün olarak CWI, bu son tutuklamaları suçlu bulmakta ve bütün HDP temsilcilerinin bir an önce salınmalarını talep etmektedir. Tabandan gelecek bir kitle mobilizasyonu fikrini desteklemekte ve devlet provokasyonları tuzaklarına bireysel şiddet eylemleri ile düşmemeyi telkin ediyoruz. Bireysel şiddet eylemleri ile verilecek yanıtlar asla üretici olmayacak ve yalnızca hükümetin baskıcı ve kutuplaştırıcı siyasetini kolaylaştıracaktır. Böylesi eylemler Erdoğan yönetimine karşı etkili ve birleşik bir hareketin de altını oyacaktır. 

Şu anda ihtiyaç duyulan baskıya, teröre ve savaşa karşı işçi sınıfının birliğidir, bu şimdiye kadar hiç olmadığı kadar derindir. Her etnisiteden işçiler, öğrenciler ve solun geri kalanı bir araya gelmeli ve Türk devletinin şiddetli saldırılarına karşı verilecek yanıtı acilen tartışmaya başlamalıdır. Erdoğan politikalarına karşı koyabilecek sürdürülebilir bir mücadele inşa etmek için ülkenin dört bir yanında uluslararası dayanışmanın desteğini arkasına alan kitlesel eylemler ve grevler düzenlenmelidir.

  • Bütün HDP milletvekilleri ve liderleri serbest bırakılsın

  • Demokratik olarak seçilen belediye başkanları görevlerine iade edilsin

  • OHAL ve muhalif seslere karşı yürütülen hukuki yaptırımlar sonlandırılsın

  • Örgütlenme ve protesto hakkı dahil olmak üzere bütün demokratik haklar adına!

  • Basın, ifade ve düşünceyi yayma özgürlüğü adına!

  • Yeni işgal ve savaşlara hayır, bütün birlikler geri çekilsin.

  • Erdoğan diktasına karşı mücadeleyi inşa etmek için başlangıç noktaları olarak Türkiye Çapında ve uluslar arası olarak protestolar organize edilmelidir.

  • Kahrolsun Erdoğan ve kapitalist AKP rejimi!

Lütfen protesto mektuplarınızı  info@adalet.gov.tr adresinden Türkie Adalet Bakanlığı’na, birer kopyasını da cwi@worldsoc.co.uk adresine gönderin.

 

Advertisements

Σχολιάστε

Εισάγετε τα παρακάτω στοιχεία ή επιλέξτε ένα εικονίδιο για να συνδεθείτε:

Λογότυπο WordPress.com

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό WordPress.com. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Twitter

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Twitter. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Facebook

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Facebook. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Google+

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Google+. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Σύνδεση με %s

Αρέσει σε %d bloggers: