Ulusal sorunu çözmek ve sermayedarların değil halkın çıkarlarını gözeten bir toplumun inşası için Kuzey’de ve Güney’de kitlesel bir emekçi hareketi gerekli!

Kuzey ve Güney Kıbrıs’taki Kapitalist Krizin ortasında gerçekleşti. İki hükümetin de uyguladığı kemer sıkma politikalarının emekçiler, gençler ve korunmasız sosyal kesimler üzerinde korkunç etkileri oldu.

download (2)

İki hükümet de toplumları, Kıbrıslı Rum (K/R) ve Kıbrıslı Türk(K/T)  işçilerin 40’lar ve 50’ler boyunca birlikte mücadele ettiği Orta Çağ koşullarına yeniden mahkûm etmeye çalışıyor.

Solcu Akıncı’nın Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanı seçilmesi iki toplumda da yeniden umutları yeşertmeye başlattı. Akıncı’nın bağımsızlık ve öz-yönetime dayanan düşünceleri K/T toplumunun %60’nın, solcuların ve güneydeki birçok insanın desteğini aldı. Güney’de uzlaşmadan yana gözüken Anastasiadis, maalesef ki ulusal ve ulus ötesi büyük sermayedarlardan oluşan gerici güçleri temsi ediyor ve uyguladığı neoliberal politikalar K/R toplumunu büyük bir ekonomik çöküntüye sürüklüyor. Neoliberalizm yanlısı K/R egemenlerinin müzakereleri yeniden başlatmak istemelerinin nedeni iyi niyetli olmaları değil. Onların asıl amacı, çözüm sonrasında, ekonomik güçleri sayesinde bütün Kıbrıs’a egemen olmak.

Bu nedenle, iki lider bir uzlaşmaya varsa bile, bu uzlaşma, adadaki emekçilerin ihtiyacı olan çözümden çok uzak olacaktır. Bunun yanında, eğer bu uzlaşma egemenlerin çıkarlarını tatmin etmez ise adada yeniden örgütlenen milliyetçi gruplar kullanılarak uzlaşma durumu bozulmaya çalışılacaktır.

 Zaman, İki Toplumlu Birleşik Cephe ve Birleşik Federal Sosyalist Kıbrıs için Örgütlenme Zamanıdır!

Kuzey’deki son seçimlerle değişimi başlatan da, ulusal sorunun çözümüyle hiçbir şey kaybetmeyecek aksine kazanacak olan da, sadece emekçilerdir.

Zaman, solun, sendikaların, sivil toplumun ve Akıncı’yı Kuzey’de ve Güney destekleyen bütün güçlerin dahil olduğu bir ortak cephenin kurulması zamanıdır çünkü böyle bir ortak cephe kitlesel bir emekçi hareketi yaratarak ulusal sorunun çözümü için uygun ortam hazırlayabilir.

Böyle bir emekçi hareketinin başarılı olabilmesi için milliyetçilikle, kemer sıkma politikalarıyla ve neoliberalizmle iki tarafta da koşulsuz bir şekilde mücadele etmelidir. Hareketin, bütün bu mücadeleleri yürütebilmesi için sosyalist bir programa ihtiyacı vardır.

 İki tarafın da ekonomik bağımlılık ilişkilerinden, Türkiye’nin ve Troyka’nın denetiminden, kurtulabilmesi planlı ekonomiye dayanan sosyalist programa bağlıdır.

Bu programa, Türkiye’ye ya da Troyka’ya olan borçların, yeniden düzenlenmesi dahi kabul etmeyerek tamamen geri ödenmemesi de dahildir.

Bu ekonomik planlama, bankaların ve büyük şirketlerin kontrolünün ve yönetiminin Kıbrıslı emekçiler eline geçmesine dayanır. Böylece, bu şirketler, büyük sermayedarların karları için değil, Kıbrıslı emekçilerin çıkarları için çalışmaya başlar.

Böyle bir hareket, destek sağlamak ve dayanışma yaratmak için, Yunanistan ve Türkiye’deki hareketleri ve güçleri de kapsamalıdır ve böylece gönüllü birliğe dayanan Birleşik Sosyalist Avrupa’nın parçası olan ve barış içinde süründürebilir şekilde bir var olan Federal Sosyalist bir Kıbrıs’ın temelleri atılmış olur.

Advertisements

Σχολιάστε

Εισάγετε τα παρακάτω στοιχεία ή επιλέξτε ένα εικονίδιο για να συνδεθείτε:

Λογότυπο WordPress.com

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό WordPress.com. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Twitter

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Twitter. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Facebook

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Facebook. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Φωτογραφία Google+

Σχολιάζετε χρησιμοποιώντας τον λογαριασμό Google+. Αποσύνδεση / Αλλαγή )

Σύνδεση με %s

Αρέσει σε %d bloggers: